KÖTÜ AĞIZ KOKUSU

Tıpta halitozis olarak adlandırılan kötü ağız kokusu, hoş olmayan nefesi tanımlamak için kullanılır. Kötü ağız kokusu, genellikle ağızda ( dişler, dişetleri vb.) bir sorun olduğunun habercisi olmakla birlikte ağız dışında başka sebeplerle de oluşabilir, bu durum bazı sistemik hastalıklarda da görülebilir. Sosyal ve psikolojik açıdan sorunlara neden olabilmekte , hatta evlilik vb. ilişkilerde iletişimi olumsuz etkileyebilecek ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Yapılan bir çalışma, hastaların diş hekimine başvurma nedenleri arasında kötü ağız kokusunun üçüncü sırada olduğunu göstermiştir.

Etrafımızdaki kişiler, yakın temas olmaksızın ağzımızda kötü koku olduğunu belirtiyorlarsa ve bu durum belli bir süre (bir kaç hafta) devam ediyorsa, kendimiz bu kötü kokuyu duymasak bile, bu durum kötü ağız kokusu olarak kabul edilmeli ve bir dişhekimine başvurulmalıdır. Sosyal açıdan bireyin toplumdan izole olmasına neden olabilir, bu durum iki taraflı olarak dikkat çeker. Hem bireyin kendisi çevresinin rahatsız olmaması için kendisini geri çeker, hem de toplumdaki kişiler ağız kokusundan rahatsız oldukları için bu kişiyle ilişkiye girmekten çekinirler. Kişide içe dönükleşen, az konuşan, kolay incinebilen bir yapıya neden olabilir.

Kötü ağız kokusunu, fizyolojik (normal) ve patolojik ( normal dışı) olarak sınıflayabiliriz. Fizyolojik kötü ağız kokusu, sabah kalktıktan sonra bir kaç saat görülebilen bir durumdur. Genellikle birşeyler yedikten sonra veya diş fırçalaması sonrasında ortadan kalkar, herhangi bir tedaviye ihtiyaç yoktur.

Patolojik kötü ağız kokusunu ise ağız kaynaklı ve ağız dışı olarak sınıflandırabiliriz. Ağız kaynaklı kötü ağız kokusu genellikle, çürük dişler, hijyenik olmayan dolgu ve köprüler, dişeti rahatsızlıkları, kronik iltihaplı durumlar, ağız kuruluğu gibi sebeplerden kaynaklanır. Diş fırçalama vb yöntemler uygulandığında azalsa bile tam olarak geçmez. Kokunun nedeni bulunmalı ve tedavisi gerçekleştirilmelidir.

Ağız dışı kaynaklı kötü ağız kokusunu, boğaz ve sinüs kaynaklı, sindirim sistemi kaynaklı ve bazı sistemik hastalıklar olarak üç başlık altında toplayabiliriz. Boğaz ve sinüs kaynaklı kötü ağız kokuları sinüzit, tonsilit, farenjit ve boğaz akıntısına neden olan durumlarda karşımıza çıkar ve mutlaka bir KBB uzmanına başvurulması gerekir. Sindirim kanalı kaynaklı kötü ağız kokusu ise gastrit, ülser, kabızlık, ishal, bağırsak parazitleri vb. gibi bazı hastalıklarda karşımıza çıkabilir. Bu durumda da bir uzmana başvurmakta yarar vardır. Sistemik hastalıklar arasında ise, böbrek hastalıkları, şeker hastalığı, karaciğer yetmezliği, siroz, dizanteri, kızıl, kızamık ve daha pek çok sistematik hastalıkta kötü ağız kokusu bir bulgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bazı ilaçların kullanımı sırasında ve/veya sonrasında da kötü ağız kokusu ortaya çıkar, ancak ilaç kullanımı bırakıldıktan belli bir süre sonra kaybolur.

Kötü ağız kokusunu giderebilmek için her gün basın-yayın organlarında da gördüğümüz pek çok ürün geliştirilmiştir, bunların kullanımı ile kötü ağız kokusunun geçeceğine yönelik pek çok reklam ve haber görmekteyiz, ancak bu ürünler geçici bir süre ağız kokusunu giderse de kalıcı olarak bir iyileşme sağlayamazlar. Yukarıda da anlattığımız gibi belli bir süre bu durumla karşı karşıya kalıyorsak mutlaka öncelikle bir diş hekimine başvurmamız gerekir.

Günde iki kere diş fırçalamayı, bir kere dişipi kullanmayı ve en az altı ayda bir diş hekiminize kontrole gitmeyi ihmal etmeyiniz. Hepinize sağlıklı ve güzel kokulu ağız dileklerimle.